Venedik’te Cinayet (A Haunting in Venice), II. Dünya Savaşı sonrası Venedik’te geçer. Emekli dedektif Hercule Poirot, eski bir arkadaşı tarafından yapılan bir çağrıyla bir seans etkinliğine katılmak zorunda kalır; bu esnada davetlilerden biri cinayete kurban gider ve Poirot gizemli bir cinayeti çözmek için kendini yeniden sahnede bulur.
Seans yapılan eski bir sarayda, ruhlar, sırlar ve geçmişteki travmalar gölgede kalan gerçeklerle iç içe geçer. Poirot’un katılımcıları incelemeye başlamasıyla, kimlikler, alibiler ve motive bağları birbirine dolanır. Kim dost, kim düşman, hangisi maskeli gerçeği gizliyor sorusu izleyiciyi sürekli merak içinde bırakır.
Film, gotik atmosfer, gerilimli sahneler ve doğaüstü unsurlar arasında gidip gelen bir anlatı sunar. Poirot’un keskin zekâsı ve insan psikolojisine dair sezgileri sayesinde karanlık sırlar birer birer açığa çıkar. Venedik kanallarının sularında gölgeler kadar sırlar da akar.

